Salı, Eylül 15, 2026

GRUNGE’LARIN SORUNLARI

Nevin Gökçepınar. RockKazanı, 1993

İnsanlar tarafından dışlanan Grunge’lar yalnızca istenmemekle kalmıyor. Toplumun tamamen kendinden soyutladığı insanların sadece bir kısmıdır Grunge’lar. Onların istediği diğerleriyle aynı kalıplara sokulmamak. Sokakta gezsen bir deli, bir şarapçı, bir düşkün, eroinmanlar veya bunlar ibi itilip kakılan, iğrenilerek bakılan insanların dışında tutulmak. Bu sizi yanıltmasın Grunge’lar bu tip insanları asla dışlamazlar, onları oldukları gibi kabul edip şekle sokmak istemezler. Eğer şakapçı bir düşkünse bırak öyle kalsın deyip onu öyle kabul ederler. Aman topluma yararlı olsun demezler. Çünkü toplumda 20yararlı olmayıp aksine zarar veren o kadar çok adam diye bilinen parazitler vardı ki. Bu bir ölçüt değildir. Grunge’ların yanında diğer gençlerinde Grunge’ları abir türlü benimseyemedikleridir. Yoldan geçen Grunge bir çocuğa “ipne nolcak” deyip küfür ederlerken Grunge bir kız’a da kötü gözle bakıp sarkıntılıktan tut “sıkıştırcan bunu bir yerde abicim aynen…” diye düşünen bağnaz kafalı gençler bunu taş atmaya, tükürmeye kadar götürüyorlar. Bunları kim veya kimler değiştirecek? Toplum olamaz, anne baba hiç olamaz zaten o hale gelmesine sebep olalar, arkadaşları da olamaz y a kim bence yine bizler. Önce g özleri alışacak sonra bir Grunge ‘la aynı yolda yürüyüp hiç bakım ayacaklar sonra arkadaş olacaklar ve çocukları artık Grunge’ları toplum içinde yer alan insanlar olarak görecekler. Bu böyle. Tabii anti tepki gösterir mi bunu bilemem. Bir diğer sorun Gurunge bir gencin ailesiyle arasındaki bitmez tükenmez çatışmadır. Bir Grunge’ı asla ailesi yönlendiremez. O kendi bildiğini okur. Aile sadece ona öneride bulunabilir. Böyle düşünen bir Grunge tabii öyle düşünmeyen ailesiyle çatışmaya düşecek. Bıraksınlar, ne istiyorlar, doktor mu olacak, avukat mı, yoksa hanım hanımcık bir ev hanımı mı, belki o istemiyor düşünen yok, soran hiç yok. Büyüyünce hanım hanımcık giyinip beyefendi olacak, o da çocuk yetiştirmiş olacak, onun dışında olduğu an sen benim çocuğum değilsin artık, defol git gibi saçma sapan sözler sıralanıyor. Niye, neden bırakın çocuk istediği gibi yaşasın. Zaten zamanında onu kendi kalıplarına sokamamışsan demek ki o farklı. Diğerleri gibi değil. O zaman rahat bırak. Grunge’ların sorunları bunlarla da bitmiyor. İş aramaya gittiklerinde dışlanıp, iş verilmiyor, her lokantaya sokulmuyor, her çay bahçesi kabul etmiyor. Bunlara ne gerek var. Hey kolantacı sana diyorum, belki belki seninkizin öyle olacaktır ve öyle olmak o kadar güzel ki bunu bilmeyen ve tahmin etmeyene ömür boyu hapis veriyorum. Neyse okullara gelelim yakında açılacak, yine önlükleri giyiyoruz desene Grunge bir öğrenci asla “Grunge öğrenci” olamaz, olduğu an disiplin denilen gerzek bir yönetim onun her hakkına! el koyar. Peki bu ne için? Bari siz yapmayın insaları isteğiniz doğrultusunda yetiştiren birer yobaz olmayın. Topluma bir koyun değil bir kişilik, bir düşünce, bir insan yetiştirin, bırakın istedikleri gibi olsunlar. Adam öldüren, eroin satan, bıçak çeken yok ki. Daha ne istiyorsunuz Snap bir gençlik mi, özümselliği olmayan, herkeste olan basma kalıp birikim sonucu kültürlüyüm! diyebilecek yüzsüzler mi yetiştirmek istiyorsunuz. En yakın zamanda bir çare istiyorum, olay bitmiştir.

Sanırım Grunge gençlik daha bir çok sorunlarla karşılaşıyor farklı hayat çizgisi üzerinde dengede durması zor ama o yolunu biliyor, düşmekten korkmuyor. Çünkü kalkmak o kadar zor değil, bunu biliyor. Üşenmeyip bana mektup yazan

Pınar Korun ve adsız kahramanımıza teşekkür ediyorum. Ve onları müdürlerim ilan ediyorum. Neyse şakayı bırakalım bu konu sürecek bunu bilin ve bana bu konu hakkında bilgiler gönderin. Tabii kendi fikirlerinizi de yazabilirsiniz. Yeter ki yalnızlık hissetmeyeyim ben burada. Tek başıma bir şey yapamam herhalde. Adresi biliyorsunuz. Bekliyorum.

(NOT: Grunge sorunları devam edecektir. Daha sonra aynı konu üzerinde farklı olayları gözler önüne sereceğiz. (Sizinle).