• 13
    • 7
    • 5
    • 4
    • 1
    • 0

TÜRKİYE’DE POPÜLER MÜZİK VE GENÇ MÜZİSYENLER – Durul GENCE - 1960

Rock'n Roll'un popüler müzik sahasına dâhil olmasıyla birlikte bütün dünyada “Genç şarkıcılar” ve “Genç müzisyenler” devrinin açıldığı hepinizin malumudur.

Bunu böylece tebarüz ettirdikten sonra Türkiye'de Popüler Müziğin dört beş sene evvelki ve bugünkü durumuna bir göz atmak, yazımın esas mevzuunu teşkil etmekte.

İlk olarak bir denge noktası, iki devri birbirinden ayıran bir tarih seçmek istiyorum. Her ne kadar bundan 30 sene evvel, Galatasaray Lisesi'nde İzcaz namıyla maruf, gençlerden müteşekkil bir topluluk kurulmuş ve zamanın sevilen tangolarını çalmışsa da, bu faaliyet kendilerini takip eden olmaması ve nihayet mektepten mezuniyet ile erken bir hamle olarak kalmış ve o günden aşağıda vereceğimiz tarihe kadar dikkate değer hiç bir faaliyet göze çarpmamıştır.

Fakat 31 MART 1957 günü İstanbul Eminönü Öğrenci Lokalinde ve aynı akşam Hilton Teras Restoranda Türk dinleyicilerinin karşısına çıkan bir topluluk, Türk popüler müzik tarihinde yeni bir devir açmış ve bu şerefi bugüne kadar iftiharla taşımıştır. Somer Soyata ve arkadaşlarının o günkü yaş ortalamaları 18 in altında idi. İleride daha fazla ve hususiyetleriyle bahsedeceğimiz bu gurup halen varlığını en güzel bir şekilde korumakta ve çalışmalarına devam etmektedir.

Yazdıklarımın yanlış anlaşılmaması için şu hususa önemle işaret etmek isterim: Yukarıda verilen tarihten evvel şüphesiz birçok orkestra ve müzisyen vardı. Çok hatalı olmakla beraber, halk lisanında Caz dediğimiz bu topluluklar birçok hususiyetleriyle aranılandan uzak idiler. Bunların başında yaş, enstrüman, çalış ve söyleyiş tarzı, seçilen parçalar, ritim ve hareket gelir. Yine bu arada yetişen birçok genç müzisyen, başka arkadaş bulamadıkları için kendilerinden çok büyük müzisyenler arasında çalışmışlar ve bir genç olarak kabiliyetlerini gösteremeden büyüyüp kocaman birer adam olmuşlardır. Sırası gelmişken şunu da söylemek yerinde olur: Belki o zaman bir Müzik Mecmuası olsaydı bugün onları bu akımın öncüleri olarak tanır ve anardık.

Rock'n Roll ve onunla beraber vokal müzik Türkiye'ye aşağı yukarı dört sene geç girdi. Girmesinden az sonra da bizzat kendi orkestralarımız tarafından icra edilmeye başlandı. Buna çalışıldı desek daha doğru olur. Zira 25 yaşını geçmiş bir insanın zıplayıp hoplayarak çalması, böyle şeylere alışmamış olan dinleyiciler tarafından komik ve acayip karşılanacak, böyle yapılmadığı takdirde ise çalınan müzik vasıflarından birini kaybetmiş olacaktı. Bu iki tesir altında bir kısım müzisyenlerimiz bocalar, bir kısmı gayet alakasız bir şekilde yerlerde yuvarlanır, bir kısmı ise “Bu müzik değil çalınmaz” deyip kurtuluşu kaçmakta ararken, gençler, bu işi yapabilecek ve bu müziği isteyenleri tatmin edebilecek yegâne zümre olarak ortaya atıldılar. Muvaffakiyetlerinin derecesini bugün her vesile ile görmekteyiz. İnanır mısınız, onları takdir eden yaşlı başlı müzikseverlerin yekûnu en az diğerleri kadar.

Halen Ankara ve İstanbul'da 10’u mütecaviz genç topluluk ve vokal grup, durup dinlenmeden çalışıp bir şeyler yapmaya gayret ediyorlar. Bunlardan her hafta sıra ile bahsedeceğiz.

GENCE, Durul. “Türkiye’de Popüler Müzik ve Genç Müzisyenler” Melodi. 1960, Sayı: 3, ss. 16

Kaynak : https://www.turkiyerocktarihi.com/d/1632/turkiye%E2%80%99de-populer-muzik-ve-genc-muzisyenler-%E2%80%93-durul-gence-1960
Okumaya devam edin
Yorumlar (0)
Yorumunuz maksimum 180 karakter içerebilir.
Daha fazla karakterde yorum yazmak için Giriş yapabilirsiniz yada Üye olabilirsiniz